Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan Dijital Çocuk Eylem Planı ve hemen ardından ana muhalefet partisinin sunduğu sert yasa teklifi derken, oyuncuların beklediği o korkutucu adım iktidar kanadından geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, dijital platformları ve özellikle oyun ekosistemini derinden sarsacak olan yeni kanun teklifinin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu duyurdu. “Koruma” kalkanı altında, siber sansürün yasal zeminini hazırlayan bu teklif, Türkiye’deki yüz binlerce genç oyuncuyu ve dev oyun şirketlerini çıkmaza sürükleyecek gibi görünüyor.
Kapsamlı torba yasanın içinde sessiz sedasız geçirilen maddeler, dijital ortamı bir mayın tarlasına dönüştürmeye aday. 15 yaşından küçük çocukların sosyal ağ ve çevrimiçi oyun kullanımına tam kısıtlama getirilmesi öngörülürken, sektörün bu sansürcü zihniyete nasıl boyun eğeceği büyük bir merak konusu.
Artık Resmi: “Oyun Sağlayıcılar” da Sansür Kıskacında
Hatırlayacağınız üzere daha önce yayımlanan eylem planında “dijital oyun sağlayıcılarına yönelik mevzuat güncellemeleri” ibaresinin yer aldığını sizlerle paylaşmıştık. Meclis’e sunulan bu yeni tasarıyla birlikte bekleme süresi sona erdi ve düğmeye basıldı.
Kanun teklifi ile birlikte, sansür ve erişim engeli denince akla gelen meşhur 5651 Sayılı Kanun’da ciddi değişikliklere gidiliyor. Bugüne kadar çoktan hukuki statüleri şekillenmiş olan mevcut sosyal ağ sağlayıcılarına ek olarak, oyun sağlayıcılar ve oyun dağıtıcılar da tarihte ilk kez kapsama alınıyor. Bu değişiklik, Steam ve Epic Games gibi dağıtıcıların yanı sıra, Riot Games, Valve veya EA Sports gibi oyun geliştiricilerinin/sağlayıcılarının da doğrudan Türkiye’nin dijital sansür ağına dahil olması demek.
15 Yaşın Altındaysan Sana İnternet Yok!
Yasa tasarısının belki de en ağır yaptırımı yaş sınırlaması üzerine kurulu. Teklife göre platformlara; 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmayı reddetme, ebeveyn denetim araçları kurma ve platformlarını buna göre filtreleme zorunluluğu getiriliyor.
Bir başka deyişle, Türkiye yasal olarak genç kuşağını dijital bir izolasyonun içine itmeye hazırlanıyor. 15 yaşından büyük çocuklar içinse yaşlarına özgü, ayrıştırılmış (ve denetlenmiş) içerik sunma şartı koşuluyor.
Küresel şirketlerin Türkiye pazarı için milyonlarca kullanıcıya “yaş doğrulama sistemi” entegre etmesi bekleniyor. Biyometrik veya T.C. Kimlik doğrulama süreçlerinin yaratacağı devasa veri gizliliği skandalları ise henüz tartışılmış değil. Sansürcü zihniyet, gençlerin dijital yetkinliğini eğitim ve okuryazarlık ile artırmak yerine; fişi çekmeyi, yasaklamayı ve toptan kapatmayı hedefleyen bir anlayışla hareket etmeye devam ediyor.
Platformların Sadece 6 Ayı Kaldı
TBMM’ye sunulan teklif uygulamaya geçtiğinde, dijital şirketlere boyun eğmeleri ya da piyasadan çekilmeleri için sadece 6 aylık bir süre tanınacağı da resmen duyruldu. Bu kısa zaman dilimi içerisinde platformlardan; oyunları yaşa göre derecelendirmesi, derecelendirme yapılamayan oyunları Türkiye pazarında sunmaması, 100 binden fazla erişim hacmi olan şirketlerin Türkiye’ye temsilci ataması ve hatta devlet tarafından talep edildiğinde “gecikmesinde sakınca bulunan hallerde içeriği çıkarması” ve istenen bilgileri kayıtsız şartsız devlete teslim etmesi talep edilecek.
Bünyesinde milyonlarca içeriği barındıran Roblox’tan Minecraft’a, e-sporun can damarı olan League of Legends’dan Valorant’a, çok oyunculu yapımların veya binlerce bağımsız oyunun barındığı Steam’e kadar tüm firmaların 6 ay içinde bu dayatmalara uyum sağlaması pek gerçekçi durmuyor. Şirketler bu devasa uyum maliyetiyle yüzleşmektense, temsilci bulundurmayıp platformlarına erişim engeli getirilmesini sessizce izleyebilirler.
Koruma Kılıfı Altında Özgürlüklere Darbe
AK Parti’nin sunduğu bu yasa teklifi sadece oyunlarla sınırlı değil. Torba kanunun içinde sosyal hizmetlere dair önemli düzenlemeler (annelere doğum izni artışı, koruyucu ailelere izin) ve sosyal hizmet kurumlarının merkezi kamera sistemi ile denetlenmesi gibi toplumun beklediği uygulamalar da bulunuyor. Ancak ne yazık ki bu pozitif düzenlemeler, gençleri ve dijital özgürlükleri zapturapt altına almayı amaçlayan sansür yasalarıyla paket haline getirilmiş durumda.
Kavramları netleştirmekte fayda var: Çocukları zararlı içeriklerden ve siber zorbalıktan korumak, devletlerin başlıca görevlerinden biridir. Fakat bunu gerçekleştirmenin yolu, uluslararası platformlara aba altından sopa göstermek, evrensel internet normlarına tamamen zıt yerel kanunlar dayatmak ve 15 yaşın altındaki bireyleri dijital çağdan koparmak değildir. Gelişmiş ülkeler eğitim sistemlerini ebeveyn bilinçlendirmesi ve siber okuryazarlık üzerinden şekillendirirken; biz yine “kapatarak, engelleyerek, yasaklayarak” çözüm arıyoruz.
Görünen o ki, Türkiye’deki oyuncuların ve internet kullanıcılarının üstündeki baskı ortamı hiç olmadığı kadar ağırlaşacak. Bu sürecin takipçisi olmaya, özgür ve sansürsüz bir interneti savunmaya devam edeceğiz.
#OYUNUMADOKUNMA
