Öncelikle belirtmek gerekiyor ki bu bir erken erişim incelemesidir. O yüzden buradaki fikir ve düşüncelerim erken erişim üzerine yapılmıştır.
Açıkçası yapımcıların bir önceki oyunu olan Anomaly Agent’ı oynamış ve gayet beğenmiş biriyim. Bu yüzden oyundan pek ümitli ve meraklı bir şekilde oynamaya başladım. Aynı anda hem base inşa ettiğin, hem mini oyunlarla oy toplayıp oyunu artırdığın ve ardından da kötü adamları her daim dövdüğün bir oyun içerik açısından vaat edici dursa da, bir noktada bu içerik aniden duvara toslayıp sürekli aynı şeyi yaptığınız bir angaryaya dönüşüyor.
Gameplay açısından oyunu 3 başlık altında inceleyebiliriz:
- Üs inşası ve yönetimi
- Dünya üzerinde gireceğiniz mini oyunlar
- Oyunun kemik oynanışı olan roguelite gameplay
Üs İnşası ve Yönetimi
Oyunda üs inşası başta pek zevkli ve ilgi çekici gelen bir şey. Üssünüz hem XP elde ettiğiniz, hem belli kaynaklar elde edip hem de diğer yükseltmeleri yaptığınız bir yer görevi görüyor. Bu üs geliştirmelerini de 3 farklı kaynakla sağlıyorsunuz: Para, metal parçası ve kablo. Bu kaynakları düz oyunu oynarken bölüm sonlarında, dünya üzerindeki noktalarda veya direk otobüsünüze koyacağınız “Sefer” odası ile toplayabileceğiniz kaynaklar ki erken oyunda bi o kadar önemli olup mid game ve late gamede otobüsünüzde oda yerleştirecek yer kalmayınca bir o kadar önemsizleşen kaynaklar.
Bu noktada bu kaynakları toplamak skor puanı kasmaktan farksız oluyor. Bu noktada üssünüz de anlamsızlaşıyor. Oyunda üssünüz fluffy denilen canlılara yemek yapmak dışında ne bir bakım, ne de bir ilgi istiyor. Sadece size bedava xp ve kaynak veren bir şeye dönüşüyor ki oyunun vaat ettiği base sisteminin bu kadar hızlı tek düzeleşmesi pek can sıkıcı.

Dünya Üzerinde Gireceğiniz Mini Oyunlar
Oyunun tam olarak 3 farklı mini oyunu var. Bunlar: Dansınla büyüle, Hediyeler dağıt, Konuşma yap. Açıkçası favorim olan dans etme minigame’i idi. Minigamelerle ilgili denilebilecek şeyler varsa, o da aşırı kısa olduklarıdır. Bir minigame 30 saniye bile sürmüyor ki gerçek bir “mini oyun” gibi hissetirip eğlendirsin ama pek yok. Dans etmede bile şarkı bitmeden minigame sonlanıyor genelde. Anlayacağınız minigameler öyle aman aman deneyiminizi çok çeşitlendiren ve zenginleştiren etmenler kesinlikle değil. Burada değinebileceğim bir şey daha varsa, hediye dağıtma minigame’inin saçma bir şekilde zor olması. Tuşa basılı tutup çizgi yeşil barda iken serbest bırakma üzerine bir minigame. Lakin çubuğun hızı saçma bir şekilde hızlı ki tuşa basılı tutar tutmaz yeşil barı kaçırıyorsunuz bile.

Oyunun Kemik Oynanışı
Oyunun asıl noktasına gelirsek, oyunun silah çeşitliliği ve genel olarak gameplayini takdir etmem gerek. Yapımcı ekip, Anomaly Agent’taki dövüş sisteminin üzerine koyup çok daha akıcı ve zevkli bir hale çevirmiş. Özel yetenekler olsun, düz kuşandığınız silahlar olsun, hepsi birbirinden farklı hissettiriyor. Kimi hızlı ve hareketli bir saldırı içinken kimi silah da daha oturaklı ve anlık yüksek hasar veren cinsten. Bu açıdan silahların sadece görsel olarak farklı olan aynı kopyalar olmadığını belirtmekte fayda var.
Onun dışında burada dem vurmam gereken asıl konu roguelite sistemi. (Her ne kadar steam sayfasında kendilerini roguelike olarak tanımlasalar da roguelite tabirinin daha uygun olduğunu düşünüyorum.) Normalde bu tür oyunlarda sürekli harita ve platformlar her seferinde sıfırdan generate edilir ve oluşturulur. Lakin Anomaly President oynarken dövüştüğüm odaları sürekli ama sürekli görür gibiyim. Sanki bölüm oluşturmada sadece pre-generate edilmiş odaları rastgele sıra ile yerleştirmekle yetiniyormuş gibime geldi. Bu da açıkçası bir görsel bıkkınlığına sebep olabiliyor.

Oyunda kalıcı yükseltmeler için bosslardan ve bölümlerden düşen itemler gerekiyor. Bunları sıralamak gerekirse: Anomali Taşı, Kader Kalıntısı, Gergedan Dişi Kalıntısı, Kurt Pençesi Kalıntısı, Güvenlik Kalıntısı. Her biri bir bossun olduğu bölgeye özel düşüyor. (Anomali taşı her bölgede elde edilebiliyor.)

Lakin burada şöyle bir handikap var. Erken oyunda yükseltmeleri yapmak için sadece ilk bölgeden Kader Kalıntısı gerekiyordu ve bunu sürekli sürekli kasmak pek kolay. Lakin oyunda zaman geçtikçe yükseltmeler daha ileri seviye olan bölgelerin kalıntılarını istemeye başlıyor ki bunları kasmak için yine ilk bölümden başlayarak tekrar oraya kadar gelmeniz anlamına geliyor. Bu da bir noktadan sonra bir run bittikten sonra ancak 1-2 yükseltme yapabilir olmanız anlamına geliyor ki o 1-2 yükseltmede çoğu vakit temel oynanışı etkilemeyecek şeyler oluyor. Hani bu seferde o öldüğünüz runın bir anlamı kalmış oluyor mu ki?
Roguelite sistem için değineceğim son bir nokta var. O da içeriğin bir roguelite (veya roguelike) için aşırı az olması. Şöyle ki, oyuna ilk başladığınızda oyunun dünyası, karakterler ve diyaloglar sizi o absürt havaya az çok sokuyor. Her bir ölümden sonra aynı bölgede dövüşürken farklı farklı şeyler görmek güzel ki roguelike ve roguelite oyunların bir güzel yanı budur normalde. Ama bu açıdan oyun çok yetersiz kalıyor. Oyun zaten sürekli tekrar angaryasından muzdarip ki bu angaryayı daha keyifli yapacak ve oyunun sunduğu dünyayı canlı hissetirecek bir şey kalmamış oluyor hızlıca. Bu da oyunla veya karakterlerle olan bağınızın kopmasına sebep oluyor. Bu konuda yapımcıların önceki oyunu Anomaly Agent keza daha başarılı idi. Hem daha ikonik karakterlere sahipti hem de çizgisel ve başı sonu belli olan bir oyun olduğu için bunu başarmışlardı. Ama bu oyunda pek olmamış gibi.

Bunun dışında bitirmeden önce gözüme çarpan 1-2 şeye değinmek gerekirse:
- Oyunda hangi silahı kuşanmış olursanız olun bloklama ve bitirme animasyonları her daim kılıçla oluyor.
- Oyunun gamepad kontrolerinde right stick ve left stick yönleri kontrol atamasında kullanılamıyor.
- Oyun bir sürü aykırı ve fazla tuş kullanmaya çalışmış. Mesela bölüm sonu barikatlarından atlamak için zıplama tuşu yerine yine etkileşim tuşunu kullanmak oyun içi akıcılığı zedeleyen şeylerden biri.
Bunlar elbette küçük şeyler ki oyunun erken erişimde olduğunu düşünürsek düzeltilemeyecek şeyler değil.
Değerlendirme
Günün sonunda Anomaly President, temel oynanışı güzel olan lakin içerik ve yan unsurlar açısından zayıf bulduğum bir yapım oldu. Keza Dead Cells gibi benzer türde oyunları oynamış biri olarak, bu oyun bir noktada cidden angarya oldu benim için. Lakin tekrar hatırlatmak gerek ki bu bir erken erişim oyunu. Yapımcıların oyunu daha ne kadar çeşitlendirip zenginleştireceğini bilmiyorum. Ama mevcut hali için en net yorumum samimi ama yetersiz olmuş bir roguelite girişimi. Eğer benzer tarzdaki roguelite / roguelike oyunların hastası iseniz ilginizi çekebilir, ama öteki türlü bir noktada cidden sıkılıp yarısına gelmeden oyunu kapatma ihtimaliniz de pek olası.

Oyun için inceleme kodu yollayan Gamedev.ist’e teşekkürler.
