Aylardır takip ettiğimiz, ilk komisyon toplantısından bu yana her maddesini satır satır incelediğimiz oyun ve sosyal medya düzenleme yasası, bugün TBMM komisyonundan geçti. Yasa tasarısının önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’na sunulması bekleniyor.
Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği (TOGED), süreç boyunca bakanlıklar, siyasi partiler ve milletvekilleriyle 30’dan fazla toplantı gerçekleştirdiğini ve savunduğu 11 değişiklik talebinin 9’unun tamamen kabul edildiğini açıkladı. Bazı kazanımlar elde edilmiş olsa da, bu yasanın varlığı bile Türkiye’deki oyun sektörüne ve dijital özgürlüklere yöneltilmiş bir tehdit olmaya devam ediyor.
Ne Değişti? Komisyon Sürecindeki Kazanımlar
İlk taslakla kıyaslandığında bazı maddelerde ciddi yumuşamalar yaşandı. Ancak “yumuşama” kelimesine aldanmamak lazım; mevzu bir sansür yasasının sertlik derecesinin tartışılmasıdır, yasanın kendisinin tartışılması değil.
Platform Kapatma Maddesi Çıkarıldı
İlk komisyon toplantısından kısa süre önce metne eklenen ve BTK’ya oyun platformlarını kısmen veya tamamen kapatma yetkisi tanıyan 24. madde, kanun metninden tamamen çıkarıldı. Bu madde sekiz fıkradan oluşuyordu ve sektörün daha önceki talep ve değerlendirme metinlerinde yer almıyordu; zira komisyon sürecine kadar kimse tarafından görülmemişti. Başlangıçta yalnızca sosyal medya platformlarını hedef aldığı anlaşılan bu düzenlemenin, süreç içinde oyun platformlarını da kapsayacak şekilde genişletildiği değerlendirilmektedir.
Bu maddenin çıkarılması sürecin en önemli kazanımı oldu. Ancak unutmamak gerekir: böyle bir maddenin metne sessiz sedasız eklenebilmiş olması bile, yasama sürecinin şeffaflığı konusundaki ciddi sorunlara işaret ediyor.
Bant Genişliği Kısıtlaması Düşürüldü, Ama Hâlâ Var
İlk teklifte %90’a kadar bant daraltma öngörülüyordu; bu oran pratikte erişim engeliyle eşdeğerdi. Yeni düzenlemeyle sürecin dördüncü ayında %30, altıncı ayında ise en fazla %50 oranında bant genişliği kısıtlaması uygulanabilecek. Bu oran mutlak üst sınır olarak belirlendi.
%50 bant daraltma hâlâ bir oyun platformunu ciddi ölçüde kullanılmaz hale getirebilir. Çevrim içi oyunlarda ping artışı, indirme hızlarında dramatik düşüş ve genel kullanıcı deneyiminin çökmesi kaçınılmaz. Kısıtlama oranı düştü diye tehdit ortadan kalkmadı; sadece boyut değiştirdi.
Yaş Doğrulama Sorumluluğu Geliştiricilerden Alındı
Geliştiricilere yüklenmesi öngörülen yaş doğrulama yükümlülüğü tamamen kaldırıldı. Bu sorumluluk artık yalnızca platform düzeyinde ele alınacak. Teknik açıdan uygulanması güç ve geliştiriciler üzerinde orantısız yük yaratacak bu hükmün metinden çıkarılmış olması, küçük ve bağımsız stüdyolar için önemli bir rahatlama.
Tanımlar Yeniden Düzenlendi
Geliştirici, yayıncı ve platform kavramları artık hukuki olarak birbirinden ayrıştırıldı. Bu, uygulamada doğabilecek haksız yükümlülüklerin önlenmesi açısından kritik bir adım.
Bilgi Paylaşım Yükümlülükleri Kaldırıldı
Geliştiricilerin yetkili kurumlara kapsamlı bilgi sunmasını zorunlu kılacak hükümler metinden çıkarıldı. Bir oyun stüdyosunun kurumsal yapısını, algoritmalarını ve veri işleme süreçlerini devlete açmak zorunda kalması tehdidi şimdilik gündemden düştü.
Ebeveyn Kontrol Mekanizmaları Düzenlendi
Süre sınırlaması zorunluluğu kaldırıldı. Ebeveyn kontrol mekanizmaları, teknik olarak uygulanabilir bir çerçevede yasalaştı. Apple, Google ve konsolların halihazırda sunduğu ebeveyn denetim araçlarını düşününce, bu maddenin makul bir zemine oturduğu söylenebilir. Ancak devletin bunu zorunlu kılma biçimi yine tartışmaya açık.
Sınıflandırılmamış Oyunlar Yasaklanmayacak
Yaş sınıflandırması olmayan oyunların platformlardan kaldırılmasını öngören ifade metinden çıkarıldı. Bu oyunlar artık otomatik olarak 18+ kapsamına alınacak. Milyonlarca bağımsız oyunun barındığı Steam ve itch.io gibi platformlar için bu, toptan bir katliam senaryosunun önüne geçen bir düzenleme.
BTK’nın Yönetmelik Yetkisi Daraltıldı
BTK’ya yönetmelik aracılığıyla geniş yükümlülükler tanımlama yetkisi veren hükmün kapsamı önemli ölçüde daraltıldı. Ancak bu yetki tamamen ortadan kalkmış değil. Loot box yasağı veya oyun kaldırma gibi kapsamlı uygulamaların somut bir gerekçe olmaksızın hayata geçirilmesi artık daha zor olsa da, ihtimal tamamen sıfırlanmadı.
Asıl Sorun: Bu Yasanın Var Olması
Tüm bu “kazanımlara” rağmen, ortada hâlâ bir sansür yasası var. Komisyon sürecinde bazı maddeler yumuşatıldı, bazıları çıkarıldı; ancak yasanın özü değişmedi. Türkiye, oyun platformlarına ve sosyal medyaya yönelik bant daraltma, temsilci atama zorunluluğu ve yaş kısıtlaması gibi araçlarla dijital alanı kontrol altına almaya devam edecek.
İYİ Parti Milletvekili Buğra Kavuncu’nun soru önergesi üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın paylaştığı veriler, bu yasanın neye darbe vurduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor:
- 📊 Son 5 yılda dijital oyun firmalarının gerçekleştirdiği ihracat toplamı: 1,03 milyar dolar
- 👥 876 firmada istihdam edilen insan sayısı: 14 bin
1 milyar doları aşan bir ihracat hacmi, 876 firma ve 14 bin çalışan. Türk oyun sektörü, ülkenin hizmet ihracatı şampiyonlarından biri. Peak Games’ten Dream Games’e, TaleWorlds’den Bigger Games’e kadar dünyaya oyun ihraç eden bu ekosistem, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Ve şimdi bu ekosisteme, “çocukları koruma” kılıfı altına sarılmış bir sansür yasasıyla müdahale ediliyor.
TOGED Ne Diyor?
TOGED Başkanı Ali Erkin, komisyon toplantısında söz alarak bugünün oyuncularının yarının oyun geliştiren ihracatçıları olacağının altını çizdi. Sınırlama ve yasaklamalara karşı görüşünü belirtirken, oyunlar ve oyun cihazlarındaki yüksek vergi yükünün de kaldırılması çağrısında bulundu.
İkinci komisyon toplantısına TOGED’in yanı sıra Google, Meta ve Roblox da katıldı. Dernek, süreç boyunca 30’dan fazla toplantı gerçekleştirerek savunduğu 11 değişiklik talebinin 9’unu kabul ettirdi. Gerçekleşmeyen tek talep, yerel temsilci atanmasına ilişkin maddenin yumuşatılmasıydı.
Sansürcü Zihniyetin Gerçek Yüzü
Bu yasayı “çocukları koruma” amacıyla savunanlara bir hatırlatma: Gelişmiş ülkeler çocukları dijital risklerden korumak için eğitim, siber okuryazarlık ve ebeveyn bilinçlendirme programları geliştiriyor. Türkiye ise platformlara bant daraltma tehdidi savuruyor, temsilci atamayı zorunlu kılıyor ve devlete belirsiz yetki alanları açıyor.
Daha önce CHP’nin getirdiği dijital sokağa çıkma yasağı teklifinde de gördüğümüz gibi, mevzu iktidar-muhalefet farkı değil; sansürcü zihniyetin kendisi. Her iki taraf da “koruma” söylemiyle aynı yasakçı refleksi sergiliyor.
Epic Games CEO’su Tim Sweeney’nin uyardığı gibi, zorunlu yaş doğrulama ve kimlik sistemleri devasa gizlilik ihlalleri yaratacak. Çözüm, cihaz düzeyinde ebeveyn kontrollerinde; platformları baskı altına almakta değil.
Süreç Bitmedi
Yasa tasarısının önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’na sunulması bekleniyor. Komisyon aşamasında elde edilen kazanımların Genel Kurul’da korunup korunmayacağı henüz belirsiz. Yasanın asıl detayları ise yönetmelik sürecinde belirlenecek.
Açıkça söylemek gerekirse: Bu yasa, 1 milyar dolarlık ihracat yapan, 14 bin kişiye istihdam sağlayan ve dünya çapında tanınan bir sektöre vurulmuş bir darbedir. Koruma adı altında getirilen düzenlemeler, Türkiye’yi dijital dünyadan izole etmekten ve oyun sektörünün rekabet gücünü kırmaktan başka bir işe yaramayacak.
Bu sürecin takipçisi olmaya, özgür ve sansürsüz bir dijital ekosistemin savunucusu olarak haberlerimizi aktarmaya devam edeceğiz.
Düzenleme: Komisyona katılan Siber Güvenlik Başkanlığı Dijital Devlet Genel Müdür Vekili Furkan Civelek, yaş doğrulamasının nasıl yapılacağına dair detayları paylaştı. Buna göre yaş doğrulama, e-Devlet üzerinden üretilecek bir “token” aracılığıyla gerçekleştirilecek. Bu token yalnızca kullanıcının 15 yaş üstünde olup olmadığını gösterecek ve başka hiçbir kişisel veri içermeyecek. Civelek, e-Devlet kapısında kullanıcı olabilmek için zaten 16 yaş ve üstünde olmak gerektiğini, 16 yaş altındakilerin zaten kullanıcı olamadığını hatırlattı. Token, e-Devlet’in arkasındaki bakanlığın elektronik imzasıyla doğrulanabilir olacak ve platformlara yalnızca “bu kullanıcı 15 yaşın üzerindedir” bilgisi iletilecek.
Sistemin kağıt üzerinde makul göründüğünü teslim etmek gerekir; en azından biyometrik veri toplama gibi distopik senaryoların önüne geçen bir yaklaşım. Ancak soru işaretleri devam ediyor: e-Devlet’in altyapısal güvenilirliği, token sisteminin uluslararası platformlarla teknik uyumluluğu ve en önemlisi bu mekanizmanın ileride kapsamının genişletilip genişletilmeyeceği hâlâ belirsiz.
E-Devlet’te gerçekleşen veri sızıntıları göz önüne alındığında bu durum endişe verici. Üstüne üstlük vaat edilen token sisteminin vaat edildiği kadar anonim olacağı da şüpheli.
#OYUNUMADOKUNMA
