Mouse P.I. For Hire İnceleme

https://cdn.goygoyengine.com/images/1779643595413-7baafda6c9c9b973.jpg
Goygoy Engine
Goygoy Engine
Mouse P.I. For Hire
72

Okyanus kadar geniş, su birikintisi kadar derin bir oyun. Çok emek verilmiş ama çok az şeye odaklanılabilmiş.

+'lar
-'ler
Oynanış çok çeşitli
Her yer göndermeler ile dolu
Kilit kırma sistemi
Derinlik yok
Görsel tarzı bayıyor
Silah oynanışı kötü

Bu oyun hakkında ne söylesem bilmiyorum. Oyun, Twitter’da görüp “Aaaa iyimiş…” diyebileceğiniz ama hiç oynamayacağınız oyunlardan biri gibi. Fikirde iyi gözüküyor ama gerçeğe dökünce bunun çok büyük bir hata olduğunu fark ediyorsunuz.

Oyun bir Mickey Mouse parodisi. Birinci Dünya Savaşı sonrasında farelerle dolu bir evrende, dedektiflik yapan bir fareyi yönetiyoruz. Oyunun her bir yanı göndermeyle dolu. Batman’inden Indiana Jones’una, Tomb Raider’ından Doom’una her anı bir gönderme oyunun. Oyundaki her şey, başka bir şeyin parodisi ve bu bir süre sonra çok can sıkıcı bir hal alıyor.

mouse pi

Ben parodileri normalde severim ancak YouTube videosu olarak. 15-20 saatlik bir oyunun tamamının klişe parodilerden oluşması yüzünden artık baygınlık geçirecektim. Ben oyunlarda normalde asla okumadan diyaloğu geçmem. Sanırım bu bir ilk oldu. Oyunun klişelerinden o kadar sıkılmıştım ki, hızlı hızlı diyaloglara göz gezdirip geçmeye başladım. Ben böyle diyalogları, hikayeyi önemsemeden oynamaya çalışırken alttan alttan bir şeyler tuhaf gelmeye başladı.

Bir baktım, senaryo Nazilere karşı savaşan dedektife dönüştü. Oyunda sivri fareler denilen, şekilsiz şemalsiz fareler var. Nazi parodisi olan adını hatırlamadığım, hatta muhtemelen hiçbir zaman öğrenmedim, Nazi fare partisi çıkıp bu sivri fareleri toplayıp onlardan mürekkep üretiyor.

mouse pi nazi

Bir klişe 1930’lar dedektiflik oyununun birden böyle bir şeye dönüşmesi bir dumura uğratmadı değil. Ha bi de bunun Disney’in Mickey Mouse’unun parodisi olduğunu unutmayın. Disney’in şirinlik dolu dünyasından çıkma bir karakterin böyle bir vahşetin içine düşmesi bence komik bir fikir.

Oyun iyi kötü her şeyiyle oyuncuya bir espri yapmaya çalışıyor zaten. Duvarda ne yazıyor? (Oku bakayım esprisi) Giriş namevcuttur. İçeri girmeye çalışıyorsunuz, duvarın içinden geçiyorsunuz.

Oyunda ilerlerken kenarda bir boru gördüm. Oyun normalde çok çizgisel bir oyun. Koridorlarda ilerleyip karşınıza gelenlere sıkıp ilerlemeye devam ediyorsunuz. Ama arada böyle sağda solda mermi, can tamamlama iksiri falan çıkıyor. Gideyim bir bakayım dedim. Oyunda Mario’daki gibi boruların içine girip başka yerlerden çıkabiliyorsunuz. Girdim borunun içine, içerisi bomboş duvara sadece yazı yazmışlar. “Niye buraya girdin?”

Oyunun her yeri bu tarz şeylerle dolu. Bunlara tam olarak ne denir bilmiyorum. Espri desen, şaka desen değil. Gönderme desen değil. Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler var işte.

Oyunu ilk açtığım an daha ilk birkaç saniyesinde “bu oyun iyi” dedim. Oyunlar açılırken emeği geçen şirketlerin logoları çıkar hani, logoyla birlikte bir ses efekti gelir ya. Oyunun ana karakterini seslendiren Troy Baker, bu ses efektlerini kendi ağzıyla yapmış. Aha, dedim mükemmel bir oyun geliyor. Ama biraz erken konuşmuşum, oyuna dair görüşlerim çok değişti.

Oyuna geri dönelim. Oyunun oynanışı çok çeşitli. Aslında klasik bir koridor shooter oyunu. Vura vura ilerliyorsunuz. Ancak oyunun ilk saatleri haricinde, bölümler gerçekten çok çeşitli. Oyun kafama sürekli yeni mekanikler fırlattı. Ben en son bu kafama sürekli mekanik fırlatılmasını Assassin’s Creed II’de yaşamıştım herhalde. Mesela bir bölümde Harrison Ford çıktı karşıma, Indiana Jones vari bir ortamdaydık. Bana oyun Indiana Jones gibi kamçı fırlatma mekaniği verdi mesela. Bu sırada Indiana Jones’taki gibi klasik bir küre kovalamacası da yaşattı oyun.

mouse pi for hire the dark knight göndermesi

Oyunda düşman tasarımları sürekli bölümlere göre değişiyor, onu çok takdir ettim. Örneğin normalda yakın dövüş, sopalı polis, Doom’dan esinlenen bölümde, cehennem zebanisi ve elindeki tırpan(ne deniyor ona?) kılığında? Normalde kuyruğunu döndürerek uçan küçük fareler, yine Doom bölümünde o uçan Doom canavarlarından olmuş.

Oyunda mesela aynı şekilde çeşit çeşit de silah var. Tabanca, pompalı tüfek gibi klasik silahlar ile başlıyorsunuz ama ilerledikçe beyin yıkayan ses dalgası yollayan bir silah da alıyorsunuz, dondurucu ışın fırlatan bir silah da.

Ancak tüm bu çeşitliliğe rağmen oyun çok sığ. No Man’s Sky’a yapılan bir eleştiri vardı. Okyanus kadar geniş, su birikintisi kadar derin, diye. İşte bu oyun, o oyun. Oyun her bölüm farklı şeyler denese de her şey çok yüzeysel kalıyor. Hiçbir şeye derinlik katamıyor. Her iyi oyun, en az bir şeyiyle akıllara kazanır. İşte mesela Crysis’e gelip grafikleri inanılmaz iyiydi dersiniz. Hellblade’e gidip hikaye sunumu muazzamdı dersiniz, RDR 2’ye gidip atları mükemmeldi dersiniz. Hah işte bu oyunda öne çıkabilecek bir şey yok. Pek çok oyundan pek çok mekanik alınmış tek bir şeyde birleştirilmiş. Titanfall’daki gibi duvarda yürüme de var, Valorant’taki Jett gibi süzülme de var.

mouse pi for hire doom

Oyunun özellikle ben ilk yarısında çok sıkıldım. Artık bitse de gitsek diye oynamaya başladım. Oyundan o kadar kopmuşum ki boss fight’a girmişim, boss’un canını yarıya indirmişim, ama fark etmemişim. 5 saniye ortada gözüküp sonra kaybolan, arenaya sürekli düşman sıçan boss’lar olur ya. Onlardan biriydi. Koridorda ilerlerken arada böyle hafif arenalara geliyorsunuz. Onlardan biri sandım ben de, ama yok, bitmiyor. Sonra fark ettim, ekranda boss’un can barı varmış.

Oyunun tamamının siyah beyaz olması da bir süre sonra gerçekten yorucu oluyor. Eğer oyunun görselliği böyle olmasaydı ve silah oynanışı biraz daha iyi olsaydı bence çok net bu yılın en iyi aksiyon oyunlarından biri olabilirmiş. Ancak şu haliyle maalesef eğlenceli bir deneyim sunmuyor. İnceleme hazırlamak için olmasa oyunu bitirmezdim muhtemelen.

mouse pi for hire harita

Bu çok üzücü bir durum çünkü oyuna ne kadar emek verildiğini görebiliyorum. Her yerinden başka bir detay çıkıyor oyunun. Neredeyse her bölüm oyun farklı bir şey deniyor. Oyun bölüm bölüm oluşuyor. Bir ofisimiz var. Haritaya çıkıp şehirde görevin olduğu yere gidiyoruz. Burada Warband’in Kalradya haritası tarzı bir haritamız var, arabayla görevin yanına gidiyoruz. Gidince de koridorlarda ilerliyoruz.

Bir bölümde ilerlerken bir malikaneye girmem gerekiyordu ancak kapıdaki koruma izin vermiyordu. Oyun, korumanın ölmüş 3 eski karısını bulup onların yüzüklerini alıp adamı korkutmamı istedi. Bu sırada eşlerden biri, onu korkutmamam için bir boss fight’a dönüştü. Kadına mermi işlemiyordu, ancak el fenerinizi ona tutarsanız hasar yiyordu. Oynanış çeşitli, ancak boss fight’ın geri kalanı yine düşman sıçan boss’lardan. Bu da o gimmicke, o boss’a özel mekaniğe zarar veriyor. O el feneri tutmanın, normal bir silah tutmaktan farkı kalmamış oluyor.

Oyunda ilerledikçe karşılaştığım hata sayısı artmaya başladı. Özellikle finale yakın kısımlardaki bazı noktalarda, çatışma alanlarında düşmanların sıkışıp, koridorun devamının açılamamasına sıkça denk geldim.

mouse pi for hire lockpick

İncelemeyi bitirmeden önce oyunla ilgili övmek istediğim bir şey var. Lockpick, çilingirlik, kilit kırma sistemi. Neredeyse her oyunda bir kilit kırma mini oyunu görüyoruz. Ancak hepsi aşağı yukarı aynı, sıkıcı şeyler. Bir oyunda gördüğüm en iyi kilit kırma mekaniği net olarak bu oyuna ait.

Farenin kuyruğunu anahtara sokup yol buluyorsunuz. Çok basit bir şey aslına bakarsanız. Ancak, süreye karşı yarışma, dikenlere batırmadan ilerleme, belirli bir sayıda hamlede kili açma gibi ek zorluklar geliyor. Aslında üzerinde ilerlense bu da çok iyi bir şeye dönüşebilirmiş ancak çok basit, çok yüzeysel tutmuşlar yine. Hepsi çok kolay tutulmuş, oyuncuyu zorlayacak, bir mücadele oluşturabilecek bir şey konmamış yine.

Günün sonunda eğer benim gibi oyunu Microsoft Store’dan 85 TL’ye alabilmeyi başaranlardan biriyseniz, 85 TL’yi sonuna kadar hak eden bir oyun diyebilirim. Ancak şu an Steam Türkiye’de oyun 14,99 Dolar, yerel fiyatlandırmayla. Normal fiyatı 30 Dolar. Bence oyun ilginizi çektiyse bile bir indirim bekleyin, derim.

Goygoy Engine
Goygoy Engine
Mouse P.I. For Hire
72

Okyanus kadar geniş, su birikintisi kadar derin bir oyun. Çok emek verilmiş ama çok az şeye odaklanılabilmiş.

+'lar
-'ler
Oynanış çok çeşitli
Her yer göndermeler ile dolu
Kilit kırma sistemi
Derinlik yok
Görsel tarzı bayıyor
Silah oynanışı kötü