---
title: "FİLM GİBİ AKSİYON OYUNU - 007 First Light İnceleme"
image: 'https://cdn.goygoyengine.com/images/banner-1-1793541523817-9d4a3e752491.webp'
alt: "007 First Light İncelemesi"
created: 2026-11-01T14:10:00.427Z
updated: 2026-11-01T14:40:00.427Z
writer: EdgeTypE
summary: "Adam dövmek hiç bu kadar zevkli olmamıştı. James Bond'un çömezliğinden onun bir ajan oluşuna tanık ediyoruz ve karşımıza kim çıkarsa dövüyoruz."
game: 007firstlight
typeContent: 'inceleme'
tags:
  - "007 First Light"
  - "007 First Light inceleme"
  - "007 First Light incelemesi"
  - "007 First Light inceleme puanı"
  - "007 First Light oynanır mı"
  - "007 First Light alınır mı"
  - "007 First Light incelemesi"
  - "007 First Light yorum"
  - "james bond oyunu inceleme"
  - "james bond"
  - "james bond oyunları"
  - "en iyi aksiyon oyunları"
  - "en iyi casus oyunları"
  - 'inceleme'
  - 'oyun inceleme'
  - 'oyun incelemesi'
---


<script>
  import Profile from '$lib/components/extra/profile.svelte'
    import { YouTube, Spotify, SoundCloud } from 'sveltekit-embed'
      import Gallery from '$lib/components/extra/gallery.svelte'
          import Spoiler from '$lib/components/spoiler.svelte'
  import VideoPlayer from '$lib/components/VideoPlayer.svelte'

            import HorizontalAd from '$lib/components/horizontalAd.svelte'

</script>

Ben James Bond külliyatına çok hakim biri değilim. Filmlerini izler, kitaplarını okur, oyunlarını oynarım o kadar (swh). 007 First Light'ı uzun zamandır bekliyordum.

Ben şahsen Hitman oyunlarını çok severim. Bu oyunları geliştiren IO Interactive'in nasıl bir James Bond oyunu yapacağını da uzun zamandır merak ediyordum. Güzel bir şey yapacaklarından emindim ama bu kadar iyi olacağını tahmin edemezdim.

## Nedir bu 007 First Light?

007 First Light mükemmel bir oyun. Şu an nereden övmeye başlasam bilemiyorum. Son yıllarda oynadığım en keyifli oynanış kesinlikle bu oyundaydı. Oyunda sevmediğim tek şey, oyunun bitmesi oldu. Ben bir şeyi tekrar tekrar oynamaktan nefret ederim. Hayatımda hiç *new game+* ile aynı oyuna başlamadım Starfield dışında. Ki onun da spoiler olmasın, farklı bir *new game+* sistemi vardı. O yüzden oynamıştım.

![20261023165819_1.jpg](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-8-1793278469688-ca44241ebac7.avif)


Ama bu videoyu bitirdiğim gibi ilk işim *new game+* ile oyuna tekrar başlamak olacak. Oyun aşırı keyifli. Peki 007 First Light'ı bu kadar iyi yapan ne?

Uzun uzadıya anlatırım ama kısa cevap; her şeyi. Grafiklerinden oynanışına, oynanışından hikayesine her şey çok güzel olmuş.

Oyunda genç bir James Bond'u yönetiyoruz. Daha MI6'e bile geçmemiş bir asker olarak başlıyoruz oyuna. Operasyona giderken helikopterimiz taklaya geliyor ve bir tek James Bond hayatta kalıyor. Tek başına operasyonu tamamlayınca MI6, *"sen gel bi ajan ol"* diyor ve oyun da James Bond'un ajan eğitimini konu alıyor.

Oyunun klişe bir senaryosu var, daha ilk birkaç dakikadan kimin ana kötü çıkacağını anlıyorsunuz da James Bond'dan şahsen iyi bir senaryo beklemiyorum. Ancak hikaye anlatımı, diyaloglar gerçekten çok iyi. 

![20261022175457_1.jpg](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-6-1793278465312-9266fb2fad14.avif)


Bir film, en fazla bu kadar iyi oyunlaştırılabilirdi. Her yer filmden çıkmış gibi. Genelde bu şekilde övdüğümüz oyunlar, ağır sinematik oynanış sunarlar. Ara sahneleri çok iyidir, o yüzden överiz. Ancak 007 First Light'ın oynanışı da aynı bir film gibi. Her bir dövüş ayrı muazzam. Hani filmlerde, dizilerde bazı aksiyon sahneleri aklınıza kazınır. Aklınıza geldikçe açıp açıp izlersiniz ya, oyundaki her bir dövüş böyle. 

Dövüşlerde çevre etkileşimi muazzam. Adamı duvardan duvara vura vura dövmek, etraftaki objeleri adamlarla parçalamak; masadaki bardağı, kenardaki penseyi, mermisi biten silahı, hani elimize ne geldiyse onu rakibe fırlatmak; bir ona, bir buna yumruk savurmak, eline ne geçtiyse onu silah olarak kullanmak, çevreyi kullanarak rakibini etkisiz hale getirmek gerçekten çok güzel.

Oyunun yakın dövüşleri o kadar akıcı ki, oyundan herhangi bir dövüş sahnesini bana ara sahne olarak gösterseler yine beğendirdim. Bakın mesela alttan üstten siyah çizgi ekliyorum, aynı film sahnesi gibi gözüküyor. Bi de oyun arayüzünü kapatabilsem mükemmel olacak.

Gerçekçiliği hedefleyen oyunlarda genelde yakın dövüş sıkıcı olur, çünkü ekleyebileceğiniz bir şey yoktur. Yumruk atarsın, yumruk yersin. Bu kadar. Hani durum başka bir şeye izin vermez. Napıcaksın, robot kollar mı ekleyeceksin, Cyberpunk'daki gibi Z bıçakları mı getireceksin? Ancak burada gerek akıcılıkla, gerek çevre etkileşimiyle yakın dövüşleri inanılmaz iyi hale getirmişler. Oyuna bir mod yapsalar ve sürekli düşman yağsa, sabaha kadar oynarım oyunu. O kadar çok keyifli aksiyon.

Ben sürekli yakın dövüşle oynamaya çalışsam da silahlı aksiyon da oyunda önemli yer kaplıyor. Ve burada da oyun çok güzel olmuş. Bu tarz aksiyon oyunları, siper çatışmasından öteye gitmekte zorlanırken 007 aradan çok güzel sıyrılıyor. Oyunda öyle sipere yatayım, karşımdakine sıkayım yok. Siper aldığınız yer patlıyor, yıkılıyor. Düşmanlar etrafınızı çevirmeye başlıyorlar, üzerinize koşuyorlar. Sizi sıkıştırıyorlar.

Oyunda bir mermi sıkıntınız var. Bu yüzden silahlı aksiyonda sürekli silah değiştirmeniz, hareketli olmanız gerekiyor. Yanımdaki tabancam ile ateş ediyorum, mermim bitince silahı bana koşan adama fırlatıp onun sersemlemesini sağlıyorum. Sersemleyince onu yumruklayıp yere düşürdüğü silahı ayağımla kendime sektirip diğerlerine ateş ediyorum. Şiir gibi ya aksiyon.

Birini alıp duvara vuruyorum, o sırada bana saldırana karşı saldırı yapıyorum. Duvara vurduğum adam kendine gelmeden, karşı saldırı yaptığım adamın silahını alıp adamı vuruyorum. 

Hellblade 2'nin dövüşleri muazzam gözükür, ama oynanışa pek bi etki edemezsiniz. Genelde bu tarz muazzam gözüken oyunlar, kısıtlı özgürlüğe sahiptir. Ama bu akıcılıkta ve özgürlükte bir oynanışı mükemmel animasyonlarla birlikte sunmayı başarmışlar.

![20261021143112_1.jpg](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-2-1793278456933-c3e536ae8cca.avif)


Benim bu kadar aksiyondan bahsettiğime bakmayın, bir ajansınız sonuçta, oyunda gizlilik de önemli yer kaplıyor. Bunun için bir saatiniz var. Oyunda saat yetenekleri ikiye ayrılıyor. Bildiğiniz standart çinko karbon pil ile yapılanlar ve porçöz ile yapılanlar. Pil ile yakındaki eşyaları hackliyorsunuz, lazer atıyorsunuz; porçöz ile de düşmanlarınızı falan zehirliyorsunuz. Oyunda aslında bu saat yetenekleri çeşitli sayılır da, hepsini kullanıp test edecek kadar uzun sürmüyor oyun.

Gizlilik oyunda bir zorunluluk değil, dilerseniz herkesi döve döve de ilerleyebiliyorsunuz. Ama gizli gitmek isterseniz oyun size alternatif yollar sunuyor. 

Oyunda en sevdiğim yanlardan biri de blöf mekaniği oldu. Gizlilikle ilerlerken yanlışlıkla yakalandınız diyelim. James Bond karizmasını kullanarak yalan atabiliyorsunuz, *"Beni Abuzittin abi gönderdi"* falan deyip karşınızdakini kandırıp gizli gitmeye devam edebiliyorsunuz. Ya da teslim olurmuş gibi yapıp sizi tutuklamaya gelene karşı saldırı yapabiliyorsunuz. Bu tarz NPC etkileşimleri hoşuma gitti. Yine mesela başka bir yerde kapıyı kırıp insanların olduğu bir odaya giriyorum. İnsanlar ansızın kapı kırıldığı için gergin gergin bakıyor, noldu diyorlar. *"Ben kapı denetçisiyim, kapıyı test ediyordum"* gibi cümleler ile NPC'ler ile etkileşime giriyoruz. Bu tarz diyaloglarla hafif mizahi unsurlar eklemişler ve gayet de güzel olmuş.

![20261022180513_1.jpg](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-7-1793278467796-ce663c557f12.avif)



Örneğin adamla dövüşüyorum, masadan bir bardak çay fırlatıyorum, fırlatırken *"çift şekerli mi olsun?"* diye soruyor.

Hikayede çömez genç James Bond'u oynuyoruz. Ara ara görevlerde, üstlerinden öğütle karışık laf yemesi falan hoş. Gençliğin verdiği toylukla, eşekliği güzel yansıtmışlar.

Oyunda James Bond'un eğitimine tanık oluyoruz. Eğitimi mükemmel yapmışlar. Öyle basit ara sahnelerden oluşan bir kolaj yerine, eğitimi bizzat yaşadığımız bölümler hazırlamışlar. Yine kolaj halinde ancak siz oynuyorsunuz.

Eğitimi *"oldu bitti, artık ajansın, defol git oyna"*ya getirmemişler. Oyunun ilk 2-3 saati eğitimle geçiyor. Tatbikatlar, eğitim görevleri yapıyorsunuz ama bunu sıradan sıkıcı *tutorial*lar ile karıştırmayın. Bir ajanın eğitimini keyifli bölümlere çevirmeyi başarmışlar.

Oyunda ilk gerçek silahlı çatışmaya, anca 3-4 saatin sonunda giriyorsunuz. Ama çatışmaya girince de tam giriyorsunuz. Üzerinize düşmanlar yağarken bir uçağa yetişmeye çalışıyorsunuz. Ama siz yetişemeden uçak harekete geçiyor. Siz de uçağa çarpıp size seken bir araca binip uçak havalanmadan yakalamaya çalışıyorsunuz. Ama uçak kalkıyor, tam kalkacakken bir halatla uçağın kanadına tırmanıp, kanattan da uçağın üstüne çıkıyorsunuz. Bir de orada dövüşüyorsunuz. 

![007 first light uçak](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-3-1793278458956-1ef9f5b8b8c6.avif)


Oradakileri dövdükten sonra uçağın içine girip bir de uçağın içinde adam dövüyorsunuz. Yeter mi, yetmez. Uçağı hackleyip uçağı bir sağa, bir sola çevire çevire içeridekileri çalkalıyorsunuz. En son yemekte yoğurt yiyen biri varsa mesela, net midesinde ayrana dönüştü o. Uçağı sallaya sallaya herkesi indiriyorsunuz, ama yeter mi, yetmez. Uçak düşmeye başlıyor. 

Düşen uçaktan paraşütle atlayan birini, havada düşerken yakalayıp onu havada dövüp paraşütünü alıp gidiyorsunuz. Oyunda böyle bir sürü sinematik aksiyon anı var ve hepsi oynaması çok keyifli olmuş. Bu tarz çizgisel, sinematik aksiyon oyunu oynamayalı uzun zaman olmuştu. Keşke daha fazla bu tarz oyun görsek.

![20261022174946_1.jpg](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-5-1793278463047-4766b26c3cef.avif)


Oyunla ilgili başta bazı şüphelerim vardı. Her ne kadar Hitman oyunlarını çok sevsem de, Hitman oyunları oynaması kolay oyunlar değil. Sürekli tetikte olmanızı gerektiren, hata affetmeyen, yorucu oyunlar. James Bond da böyle olur mu diye çekiniyordum ama Hitman'in özgürlüğünü, serbestliğini daha akıcı bir oynanışla harmanlamışlar. Ne çok basitleştirip herhangi bir oyuna çevirmişler, ne de çok karmaşık bir hale getirmişler. Hitman'e göre oyun sizin elinizden biraz daha fazla tutuyor, yönlendiriyor, ancak sizi tamamen de aptal yerine koymuyor. *(Mavi halılar hariç)*

Aslında oyunda görevler ikiye ayrılıyor. İlki biraz daha gizli gitmeniz gereken, bir bulmaca çözermiş gibi etrafı incelediğiniz, soruşturma yaptığınız Hitman vari görevler, diğerleri ise saf aksiyon görevleri.

Hitman vari görevlerde özgürlük gerçekten güzel sağlanmış, bir şeyi yapmanın pek çok yolu var. Sırf diğer yolları görmek için oyunu tekrar oynamayı düşünüyorum.

Özellikle oyunun ilk yarısında oynanış sürekli farklı bir şey sunuyor. İkinci yarıda da aslında farklı şeyler görmeye devam ediyoruz ama bunlar daha minik şeyler olarak kalıyor.

Bir görev gereği benden sorumlu müdür Yeşil Yol abi ile birlikte Moritanya'ya gittik. Elimizdeki istihbarata göre yakalamamız gereken adam, buralarda bir yerde. Bölgede yetkili biriyle görüşsek işi çözeceğiz de elimizi kolumuzu sallaya sallaya içeri giremiyoruz haliyle. 

![007 First Light Moritanya](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-4-1793278460608-4ba4e0e198d7.avif)


Gittik, baktık bugün bir müzayede yapılacakmış, orada yetkiliyi bulacağız. Ama giriş ücreti olarak 100 bin dolar istiyorlar. E bizde de öyle bir para yok tabii, oyun görev olarak benden 100 bin dolar bulmamızı istedi. Etraf garip, turistik bölge ile kaçakçı pazarı arası bir şey. Bir sanat eseri kaçakçısının bugün satış yapacağını öğrendim, gittim onları etkisiz hale getirip eserlerine çöktüm ve onların yerine ben sattım. Ama para yetmedi, bi baktım biri oyun oynatıyor. Bi zümrüt var, zümrütün hangi bardağın altında olduğunu bulursam bana verecek. Oynadım, kazanacağımdan çok emindim ama başaramadım. Tekrar denedim, tekrar olmadı. Animasyon hep aynı, hani eminim ortada olduğundan ama yok, ortayı seçince sağdakinde çıkıyor. Sağdakini seçince ortadakinde çıkıyor. Böyle 4-5 kez denedim, olmayınca pes ettim, adamı da zehirleyip orayı terk etim. Bir baktım ileride bir dövüş turnuvası var. Dedim koca ajanız şunun şurasında, gideyim de katılayım; herkesi dövdüm ve gereken parayı topladım. Aynı görevde arkadaşım gitmiş kripto para dolandırıcılığı yapan birilerini bulup onların parasına çökmüş. Oyun bu tarz görevlerde aynı Hitman'de olduğu gibi size bir çok seçenek sunuyor.



<HorizontalAd  
  adClient="ca-pub-1303997321630461"
  adSlot="3944271015"
/>



Keşke bu tarz daha fazla görev olsaymış ancak oyunun ikinci yarısında bu serbest görevler azalıp yerini daha jenerik aksiyon görevlerine bırakıyor. Bu tarz kapalı görevler de; açık, serbest görevler kadar sarmıyor. Ortamları da pek beğenmedim aksiyon görevlerinde. Serbest görevlerde çeşit çeşit farklı ortamda oynarken, diğerlerinde klasik koridorlarda ilerliyoruz. Zaten oyunun ikinci yarısı daha sıradan bir aksiyon oyununa dönüşüyor. İlk yarısını bu kadar iyi yapan detaylar, yavaştan eksilmeye başlıyor.

Oyunu oynarken sürekli bir tedirginlik içindeydim. Hani oyunların finallerine doğru böyle ortamlar, teknolojikleşir falan ya. Özellikle ilk Assassin's Creed oyunlarında olur bu. Ortamlar, görevler falan sürekli oyun bitecekmiş gibi oluyor, sonra bir bakıyorum aslında bir görev daha varmış. Tam oyun bitecekmiş gibi oluyor, yine bir bakıyorum bir tane daha görev çıkıyor. Şahsen oyunu çok seven biri olarak, oyuna dair en büyük eksim kısa sürmesi.

Normalde bu tarz bir oyun için 15-20 saat tam kıvamında bir süre aslında ama tadı damağınızda kalıyor, hiç bitmesin istiyorsunuz.

![007 first light Q laboratuvarı](https://cdn.goygoyengine.com/images/image-1-1793278454086-65de792b1bd4.avif)

Oyun çok dolu. Her tarafından bir şey çıkıyor. Mesela filmlere yapılan göndermeler çok güzel olmuş, kenarda köşede özellikle Q laboratuvarında bir sürü şey var. Oyunda bu tarz ince detaylar yığınla olsa da düzgün bir hikaye beklemeyin. Başlangıçta dediğim gibi, oyunun hikayesi çok tahmin edilebilir. 007 First Light kesinlikle sizi senaryosuyla etkileyecek bir oyun değil. Zaten James Bond'dan mükemmel bir hikaye beklentim de yok, ama yine de hikayede bazı yerler çok kırpılmış gibi. Yer yer sanki ara sahne atlamışsınız gibi bağlamdan kopukluklar oluyor. Bazı hikaye gelişmeleri çok ani yaşanıyor, olay örgüsünün gelişimine fırsat kalmıyor. Ayrıca yan karakterlerin hikayesi de yarıda kalıyor. Akıbetini öğrenemiyorsunuz. Bazı karakterleri devam oyunlarında göreceğimizden eminim de, bazıları cidden mevcudiyetten siliniyor. Örneğin görevimiz birini kurtarmak. Görev sırasında birden başka bir gelişme yaşanıyor ve görevden sapıyorsunuz. Sonrasında kurtarmaya çalıştığımız karakter öldü mü, kaldı mı, noldu hiçbir fikrimiz yok. Karaktere ne oldu diye düşünürken karşınıza iki üç adam çıkıyor, onları döverken aklınızdan uçup gidiyor bu kopukluklar. Videoda muhtemelen bi 305 kere dediğim gibi, oyunun dövüşleri çok keyifli.

007 First Light'ı oynarken sanki bir filmi izliyormuşsunuz gibi değil de, filmi yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Bir film en fazla bu kadar iyi oyunlaştırılabilirdi. Helal olsun Hakan Abrak ve ekibine.

## Sonuç
007 First Light, her tarafın boş açık dünya ve dandik souls-like oyunlar ile dolduğu günümüz oyun sektöründe çöldeki bir vaha gibi.


<Profile basyapit=1 imagePath="https://cdn.goygoyengine.com/images/1756928420174-58f26122cae3a1ee.webp" avantaj="Mükemmel bir yakın dövüş sistemi;Çevre etkileşimi muazzam;Diyaloglar çok iyi yazılmış" dezavantaj="Oyunun ikinci yarısında sinematik aksiyon sahneleri azalıyor;Anlatı keyifli olsa da senaryo klişe" gameName="007 First Light" score=95 summaryText="007 First Light'ın iyi bir oyun olacağından emindim ama bu kadarını beklemiyordum. Her tarafın boş açık dünya ve dandik souls-like oyunlar ile dolduğu günümüz oyun sektöründe çöldeki bir vaha gibi." jsonLDbool=1 summaryEn="I was sure 007 First Light would be a good game, but I didn't expect this much. Amazing melee mechanics, environmental interactions and dialogues, First Light is a spy masterpiece." />



*Bu incelemeyi video formatında izleyebilirsiniz.*

<YouTube youTubeId="75g8sOkt1Go"/>


